20 Eylül 2011 Salı

Ama Kızma Anne//


                Ben büyüyemedim anne. Herkes aynı telaş içindeyken ben bir türlü büyümedim. Hala ekmek almaya benim gitmem gerekiyor ne kadar mırın kırın yapsam da, hala beni senin uyandırman gerekiyor, hastalanırsam senin çorba yapman, ateşimi güzel ellerinle ölçmen hadi bir şeyin yok paşam demen, korkarsam sana sarılmam.. Sana bir şey söyliyim ama kızma anne, yeni aldığımız ayakkabılarla gene okul çıkışı maç yaptık ama gol attım. Ben büyüyemedim anne herkes büyüdü büyüdüğünü idda etti ben hep senin küçük oğlun olarak kaldım. Pantolonum paçaları gene çamurlanıyor, hala o şeytan tırnağı canımı yakıyor, gözlerim dolunca hep senin yüzün beliriyor gözümde, saçlarıma dokunuşun, kızdırsam da babamı senin eteklerinin yanına sığınmak hep ne güvenli yer oluyor anne. Tabağımı hep yarım bırakıyorum ya beklide bu yüzden böyle oldu küçükken söylediğin gibi. Çok hata yaptım be anne yapma dediğin ne varsa beklide ilk sıraya onları koydum da yaptım ama kimseyi üzemek için yapmadım anne. Kaşlarını çatıp bakmaların sanki yüreğimi böler gibi oldu ama gözümden akacak tek damla yaşa kıyamadın gene kokladın boynumdan okşadın. Mesafeler ne kadar uzak olursa olsun her başım derde girdiğin de hep kanatlarının altındaydım bu yüzden beklide büyümek pek işime gelmedi be anne. Büyüyünce belki ağlarken anne diyemem diye büyümedim anne. Gene sobamızın üstünde kızarttığımız ekmeğe sen sür en sevdiğim yağla balı, ben gene bu çok kızarmış ya falan diye nazlanayım sana. Kendi halinde bir hayattı bizim istediğimiz,konuşulmak yada birilerini konuşmak değil. Kendi kendimize susmak, kendimize tebessüm etmekti anne.
                Bir şey söyleyeyim ama kızma anne, her şey için sana ölene kadar hizmet etsem gene de ödeyemem hakkını. Teşekkürler anne kimsenin hakkı üzerimde olmadan atabildiğim her adım için, hayatta olduğum her yaş için. O kadar büyük yaşadım ki seninle büyümeme gerek kalmadı büyümek için küçük olmak gerekti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder