Bir sen olacaksın yanımda. Bagajda sadece içkilerimiz birde
siyah atletim, mavi elbisen’in yanında. Öyle günler öncesinden
hazırlamayacaksın bavulunu her zaman yaptığın gibi. Dedim ya sadece mavi
elbisen. Tamam ruganlarını da al sustum. Ama yanımızda tek çağ’a ait şey o
şırıltılı, hiçbir zaman doğru frekansı tutturamayan radyo olacak. Bize
benzetiyorum onu ondan. Harita olmasa da olur senin eşsiz ama hep yanlış yöne
saptıran hislerini kullanacağız yoldayken. Yanlış yolda olmak bir yerde durup
beklemekten iyi’dir derler ya hani, yanlış yerlerde yalnız olacağız, ikimiz.
Poğaça da yaparım hem, acıkırsak yeriz. Uzaklara götür beni derdin ya hep, çok
gideceğiz durmadan. Yağmur yağınca bile kapatmayacağız arabanın üstünü ıslana
ıslana gidiceğiz, sen başını omuza koyacaksın öyle gidiceğiz. En sevdiğin yerde
dururuz. Açarız şişelerimizi sen kendin gibi bet, çirkin sesinle şarkı
söylersin bende kitlelere hitap eden orkestra şef’i edasıyla yönlendiririm
aşkım re’den devam et re’den falan derim. Kutlarız bizi, bize içeriz, biz
birlikte ölelim diye içeriz. Sen kullanırsın arabayı yorulunca ben. Ha ama o
kadar yavaş gitmek yok anlaşalım. Gece olduğunda resimdeki sahilde dururuz. Sen
mavi elbisen’i ruganlarını giyersin ben gün ışıyana kadar seni seyrederim.
Sarhoş olurum sana bakarken. Tutarım elinden o yabacın kenarına gideriz, siyah
atletimle sözlerini bağlarım hangi elimde yüzük bulursan evleniriz?
Biraz büyük konuşmuşum şimdi okudum da yazdıklarımı, poğaça
yapamam ki. Düzelttim böyle daha iyi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder