17 Aralık 2011 Cumartesi

Başlık'sız//


Bir sen olacaksın yanımda. Bagajda sadece içkilerimiz birde siyah atletim, mavi elbisen’in yanında. Öyle günler öncesinden hazırlamayacaksın bavulunu her zaman yaptığın gibi. Dedim ya sadece mavi elbisen. Tamam ruganlarını da al sustum. Ama yanımızda tek çağ’a ait şey o şırıltılı, hiçbir zaman doğru frekansı tutturamayan radyo olacak. Bize benzetiyorum onu ondan. Harita olmasa da olur senin eşsiz ama hep yanlış yöne saptıran hislerini kullanacağız yoldayken. Yanlış yolda olmak bir yerde durup beklemekten iyi’dir derler ya hani, yanlış yerlerde yalnız olacağız, ikimiz. Poğaça da yaparım hem, acıkırsak yeriz. Uzaklara götür beni derdin ya hep, çok gideceğiz durmadan. Yağmur yağınca bile kapatmayacağız arabanın üstünü ıslana ıslana gidiceğiz, sen başını omuza koyacaksın öyle gidiceğiz. En sevdiğin yerde dururuz. Açarız şişelerimizi sen kendin gibi bet, çirkin sesinle şarkı söylersin bende kitlelere hitap eden orkestra şef’i edasıyla yönlendiririm aşkım re’den devam et re’den falan derim. Kutlarız bizi, bize içeriz, biz birlikte ölelim diye içeriz. Sen kullanırsın arabayı yorulunca ben. Ha ama o kadar yavaş gitmek yok anlaşalım. Gece olduğunda resimdeki sahilde dururuz. Sen mavi elbisen’i ruganlarını giyersin ben gün ışıyana kadar seni seyrederim. Sarhoş olurum sana bakarken. Tutarım elinden o yabacın kenarına gideriz, siyah atletimle sözlerini bağlarım hangi elimde yüzük bulursan evleniriz?
Biraz büyük konuşmuşum şimdi okudum da yazdıklarımı, poğaça yapamam ki. Düzelttim böyle daha iyi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder