Kaç hayat kaldı arkamda saymadım, toprağın altında. Ben ben gibi yaşamayı seçtim. Eğmeden eğilmeden, gerekirse tek başıma. Söylemek istediklerimi beğensinler diye değil inandığım için söyledim. Geçmişimi kapatıp temiz sayfalar açmadım. Tüm kirleriyle kabul edip devam ettim. Ben ben olduğum için bugün dik durdum. Bugün toprağın üstünde yarın yer değiştireceğim bedenimde ki ruh'a sadık kalarak. Ben elimi uzattıysam şefkat beklediğim için değil, istediğim için uzattım. Ben bugün üzüldüysem hak ettiğim için, üzdüysem hak ettikleri için üzdüm. Kusursuz olmadım öyle uğraşlarda da bulunmadım. Ben hep dürüst oldum istedikleri gibi ama gerçekler kırdıysa başkalarını dönüp özür dilemedim, gülümseyip devam ettim. Satılık hayatların bedelini ödeyecek kadar da ahmak olmadım. Bedelini ödemediğim hiçbir şeye de sahip.. Ben yeri geldi sadece gitmek istediğim için gittim, gerektiği için değil ama sonra dönüp de ben geldim demedim. Gittiysem gittim. Yalan söylediğim zamanlarda oldu ama en azından çaktırmadım, sırıtmadı hani. Ben sana çok şey yazdım senin bilmediğim, hiç okumadığım kime yazıldığını tahmin bile edemediğin. Bir şey isteseydim o’da sen olmazdın inan bana ‘biz’ olurdu. Beni kaldırmak zordu, çok saçmaladığım an oldu e bende de böyle işte. Sen beni böyle de istedin –meliydinde. Neyse uzadı uzar, bil istedim bir gün çok mutlu olacağız’ı vaat etmedim sadece her gün ben olacağım dedim, yanında.
Tabi ki gururum her şeyin üstündeydi, kibrim en sevdiğim yan'ım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder